20 Mart 2009

Şeker Kız Candy ' e Ne Oldu ?


Deryayla daki şeker kız candy lakabını okuyup resmini görünce ve dün akşamda şeker kzı candy ,aysavaşçıları,taş devri çzigifilmlerini izlediğimi hatırlayınca dayanamadım şeker kız candy nın sonunu yazayım dedim Google amca sağolsun tabii baya uzun bir yazı isteyen okur tabii :)

http://candyninsonu.weebly.com/ ' dan alıntıdır.

Çocukken bir tekerleme vardı, "Şeker kız Candy Anthony ile evlendi, bunu duyan Lisa hapşuruktan geberdi" Tamamen yalan arkadaşlar!!!!! Bir kere Anthony öldü! Attan düştü ve öldü ( gerçi Fransız çocukları bu travmayı atlatamadıkları için dublajı değiştirip Anthony hastanede diye bir yalan uydurup, çocukları uyuttular ama dünyada başka her yerde Anthony öldü). Sonra Candy'i Ingiltere'ye gönderdiler, orada St Paul isimli yatılı bir okulda öğrenim görmeye başladı. Burada da tabi ki başının belası Neal ve Eliza da vardı. Onun haricinde kuzenleri Archie ve Stear, arkadaşı Annie de oradaydı. Ve de tabi ki Terrence Grandchester! tüm kızların sevgilisi Terry....... Candy, Terry ile yılbaşı gecesi İngiltere'ye giden geminin güvertesinde tanışmış ve Terry onun çilleriyle dalga geçmişti. Bu karşılaşmadan sonra aynı okulda okuduklarını öğrendiler. Okulda pek çok acı tatlı anıları oldu ki ben bunları uzun uzun anlatacak değilim. Tüm okulun beraber gittiği İskoçya gezisinde Terry Candy'i öptü ve sonrasında suratına tokatı yedi, Terry de Candy'e geri vurdu, Candy Terry'e bir tokat daha patlattı! Olabilecek en saçma sahnelerden biriydi bence. Her neyse, tatil dönüşü okula döndüklerinde Eliza'nın hazırladığı bir tuzağa düştüler... Şöyle ki; Eliza hem Terry'e hem Candy'e mektup yazmış, onları geceleyin ahırda buluşmaya çağırmıştı, bu iki saf arkadaşıımız da oraya gittiklerinde Rahibe Grey ( okulun müdürü) ve diğer rahibeler tarafından basıldılar. Candy'e o gece için kule hapsi verildi ve okuldan atılacağı söylendi, Terry ise sadece 1 haftalık uzaklaştırma gibi bir ceza aldı... Babası Dük Richard Grandchester çok nüfuzlu olduğundan ve de okula iyi para verdiğinden Terry'i okuldan atmadılar. Ancak Terry bunu kabul edemezdi, her türlü yolu denedi ve sonunda Rahibe Grey ile konuşup kendisini okuldan attırdı, böylece skandala sebep olan iki kişiden biri okuldan atılmış olacaktı... Terry bir gemiye atlayıp aktör olma hayallerinin peşinde Amerika'nın yolunu tuttu. Candy bunu, Terry'nin ona yazdığı bir mektuptan öğrendi ve hemen limana gitti ama yetişemedi. O da sonunda okulu terkedip Amerika'ya gitti....Buraya kadar olan kısmı zaten hepimiz biliyoruz çünkü Türkiye'de bu bölümler gösterildi fakat sonra ne oldu? Çizgi film 115 bölüm arkadaşlar! bize burada sadece yarısını gösterdiler!!!! Devamını ben size elimden geldiğince, dilimin döndüğünce özetleyeceğim en kısa sürede... Ama bununla da kalmayacağım ve mangasını da sizinle bu sitede paylaşacağım, böylece okuyup neler olup bitti kendiniz göreceksiniz... Ancak manga ile anime arasında belli başlı farklar var, onları da sırası gelince anlatacağım... Bugünlük bu kadar bilgi vereyim...

Terry geminin içinde uzaklaşırken Candy onun arkasından yaşlı gözlerle bakar... "Hayatta olduğumuz sürece bir gün tekrar karşılaşacağız...." Bunlar onun teselli sözleridir. Türlü zorluklarla Amerika'ya varan Candy, Terry ile Pony Evi'nde karşılaşma şansını kaçırırır ve birkaç dakikayla geçişirler. Bu onların ne ilk ne de son bir türlü buluşamama hikayesidir. Lafı uzatmayacağım ve hızla özetleyeceğim animedeki şekliyle olayları. Sonrasında Manga'sını Türkçe'ye çevirip siteye koymak gibi bir niyetim var çünkü... Bir de hakikaten tüm hikayeyi bölüm bölüm anlatmak içimden gelmiyor, zaten laptopun da pili bitmek üzere...Neyse dönelim konumuzaCandy hemşire olur, Terry ise aktör... Fakat bu Terry'e Susanna adlı bir kız musallat olur, o da aktristir aynı tiyatroda ama Terry ona hiç yüz vermez. Terry'nin tiyatrosu Candy'nin çalıştığı şehir olan Chicago'ya gelince Candy orada Terry ile görüşmeye çalışır ama Terry'nin hayranları arasında ezilip kalır. O da Terry'nin oteline gider ancak Terry de Candy'i görmek umuduyla onun çalıştığı hastaneye gitmiştir. Sabaha kadar hastane kapısında bekler ama Candy gelmez, o da ona bir not bırakıp tren istasyonuna gider. Candy ise otelde Susanna ile karşılaşır ve Susanna ona kötü davranıp alelade bir hayranıymış gibi gönderir oradan. Sabahleyin Terry istasyonda bir umutla Candy'i beklemektedir, Candy ise hastanede işbaşı yapmış, ona bırakılan nottan habersizdir ancak notu alır almaz tren istasyonuna koşar. Tren hareket etmiştir ama Terry açık olan kapıdan dışarı sarkıp Candy'i beklemeye devam etmektedir... Sonra birden çitlerin üzerinden atlayarak koşan beyazlar içinde bir kız görür! Candy! "Hemşire kıyafeti ona ne kadar da yakışmış" diye düşünür. Terry de Candy'i görür... Bakışırlar, gülümserler birbirlerinin adlarını seslenirler.... sonra Candy küt diye yere düşer ve tren uzaklaşır... Seyirci de içinden Terry'e bin türlü küfreder şu hareket eden trenden neden atlamadı diye!...

Candy ve Terry'nin o anlık karşılaşmalarından sonra Candy'nin çalıştığı hastaneye isimsiz, hafızasını yitirmiş bir hasta getirilir. Bu kişi Albert'tan başkası değildir. ( Albert' ı çoğu Türk izleyici unutmuş durumda malesef, kendisi Candy'i çocukken çok kere kurtaran sakallı bıyıklı sarışın adamdan başkası değil. İngiltere'de de karşılaşmışlardı Candy'le, hayvanları çok seven ve o zaman bir hayvanat bahçesinde çalışan Albert sonradan Afrika'ya gitmişti... Şimdi hatırladınız mı kim olduğunu?) İşte Candy Albert'la ilgilenmeye onun hafızasını geri getirmeye çalışır. Bu arada da Terry Candy'e mektup yazar ve mektuplaşmaya dayalı bir ilişkileri başlar diyelim. Albert'ın kalacak yeri olmadığı için Candy ile aynı apartmanda yaşamaya başlar. Yalnız arkadaşlar buraya dikkat! Albert sakal ve bıyıksız b,r de gözlüksüz olunca acayip yakışıklı biri olarak çıkar karşımıza! Üstelik yaşı da meğerse o kadar büyük değilmiş.... Neyse Susanna ve Terry Romeo ve Juliet'i oynamak üzere seçilirler. Susanna sevinç içindedir. Terry ise Candy'e bir davetiye ve tek gidiş bilet gönderir ( niyeti büyük ihtimalle Candy ile evlenmek ve onu geri göndermemektir). Ancak Romeo ve Juliet'in provaları sırasında sahne ışıklarından biri Terry'nin üzerine düşecekken Susanna bunu farkeder ve koşarak onu kenara iter. Işıkların altında da kendisi kalır ( bakınız yukarıdaki resim). Bunun sonucunda bacağını kaybeder ve hem annesi hem kendisi Terry'i bu durumdan sorumlu tutarlar, Terry ise müthiş bir vicdan azabı içindedir. Susanna ona Candy ile değil kendisiyle beraber olması gerektiğini söyler, çünkü onun hayatını kurtarmıştır, kendisini onun için feda etmiştir... Terry bu ikilem ve vicdan muhasebesiyle içiçeyken, Candy mutluluk içinde New York'a doğru trenle yol almaktadır.

New York'a geldiği zaman, Candy'nin aklında sadece Terry ile karşılaşınca ne olacağı, ona nasıl sarılacağı vs vardır. Ancak Terry onu hayal ettiği gibi kollarının arasına alıp havalarda döndürmez. Sadece bakışırlar, o arada Terry'nin içsesinden eğer Candy'i kollarına alırsa bir daha bırakamayacağını düşündüğünü öğreniriz.... Arada Susanna meselesi olduğu müddetçe Terry asla özgür olamaz. Tüm günü beraber geçirirler, Terry, Candy'e olanları anlatmaz ve ertesi akşam Romeo ve Juliet'in galasında Candy yerini alır. Terry'i izlemektedir, ( bu arada aslında bir sürü şey olur, biletini Eliza ve Neal'e kaptırır falan ama oralarını atlayalım). 1. Perdenin sonunda Candy arada beklerken kadınları konuşurken duyar ve Susanna'nın başına gelenleri öğrenir, ayrıca onun Terry'i kendisiyle evlenmeye zorladığını da öğrenir. Bunun üzerine apar topar Susanna'nın kaldığı hastaneye gider. Susanna odasında yoktur. Annesi de dahil herkes onu aramaktadır, Candy, yukarıdan gelen soğuk havadan onun çatıya çıktığını anlar ve peşine gider, Susanna kendisini çatıdan atmak istemektedir çünkü içten içe o da karmaşık duygular içindedir, hayatta olduğu sürece Candy ile Terry'nin asla biraraya gelmesine izin vermeyeceğini bilir. Ancak Candy binbir zahmetle onu çatıdan indirir, o sırada doktorlar ve Susanna'nın annesi de gelir. Candy geri çekilir ve çatının kapısından Terry girer. Öylece kalakalır. Sonra da Susanna'yı alıp kollarına, Candy'e sadece bir anlık bakış atarak onu odasına taşır. Terry'nin içsesini duyarız " Bu kadar hafif olmasına rağmen kollarımdaki yük ne kadar da ağır geliyor..." Susanna odasına yerleştikten sonra, Candy yanına gider ve her zamanki vericiliğiyle Terry' i ona emanet eder. Hastane odasından çıkar, Terry ile karşılaşır, ve ona o akşamki trenle gideceğini söyler. Terry şaşırır. Bari onu istasyona kadar götürmesine izin vermesi için yalvarır ama Candy istemez ve merdivenlerden koşarak iner. Terry de arkasından koşar ve sonunda yakalar, ( bakınız resim) öylece kalakalırlar. Terry ağlamaktadır, Candy'nin içsesi şöyle der " Terry... sevdiğim Terry ağlıyor..." Candy de ağlamaktadır. Birbirlerine mutlu olma sözü verirler ve Candy uzaklaşır. Karlı New York gecesinde Candy yapayalnız, kırık bir kalple tren istasyonuna doğru giderken Terry ise Susanna'yla hastane odasında camdan bakmaktadır. Candy ile geçirdiği tüm güzel günler aklına gelir ve " madem böyle bitecekti keşke hiç tanışmasaydık" der... Ancak Candy'ninhayali ona "öyle söyleme Terry" der ve Terry perdeyi kapatır... ( bu ayrılık sahnesinin tamamını tamamını Stay with Me klibimde izleyebilirsiniz. Vidyolarım bölümündeki 3. vidyo...

Candy o geceki trenle kalp kırıklığı ve gözyaşı içinde Chicago'ya döner. Trende bebekli bir çift ayaktaydı ve bebek durmadan ağlamaktadır, insanlar kızmaktadır vs...Candy yerini onlara verir ve yavaşça trenin kapısına doğru ilerler. Onlara dönüp bir daha baktığında kendisiyle Terry'i hayal eder, ne kadar da mutlu olacaklardı beraber, evlenecek ve çocuk yapacaklardı.... ama olmamıştır işte! Candy fenalaşır ve trenin kapısını açar, oradan Terry'i hatırlayarak ağlamaya ve "hani yaşadığımız sürece tekrar görüşecektik? Beni bu düşünce ayakta tutuyordu ama artık bitti" türünde konuşmaya başlar sonrasında da bayılır... Kabus görmeye başlar, önce Anthony'nin peşinden koşuyor ama Anthony kayboluyor, sonra Anthony'nin beyaz gülleri Terry'nin kırmızı güllerine dönüşüyor, Terry hayranlarıyla çevrili bir şekilde arabaya atlayıp gidiyor Candy ise arkasından koşuyor ve karlı karanlık bir yerde kalakalıyor..( bu kabus sahnesi ve bununla beraber trende geçen sahneler, vidyolarım bölümünde "Total Eclipse of the heart" videosunda görülebilir.) Candy gözünü açtığında karşısında Annie'yi bulur, kendisi ise yatakta yatmaktadır. Ateşlenmiş ve trende baygın şekilde bulunmuş, elindeki mektuptaki adrese bakılarak da Andrew'ların ( Elroy Hala'nın) malikanesine getirilmiştir. Patty ağlamaya başlar. Burada Candy, herkesin olaydan haberinin olduğunu o yüzden ağladığını sanır oysa Patty, Stear ona sadece bir mektup bırakarak Avrupa'ya savaşa pilot olarak katılmaya gittiği için ağlamaktadır. (Bu arada benim size anlatmayı unuttuğum bir bölüm vardı. Candy New York'a gitmeden önce Stear onu uğurlamaya tren istasyonuna gitmiş ve orada ona kendi icadı olan bir müzik kutusu vermişti, bu kutunun ona mutluluk getireceğini söylemişti. ) Candy, Stear'in aslında ona veda etmeye çalıştığını o zaman anlar. Elroy hala gelir ve Candy'nin artık iyileştiğini o yüzden burada kalmasına gerek olmadığını söyler, Archie, Annie ve Patty mecburen, ayakta zor duran Candy'i Albert'ın yanına götürürler. Albert kapıyı açar ve Candy kollarında bayılır. Albert onu yatağına yatırır ve diğerlerine onunla ilgileneceğini söyler. Herkes gittikten bir müddet sonra Albert, Candy'nin ateşini düşürmek için bir mendili ıslatırken Candy'nin ayağa kaltığını görür, Candy kendini Albert'ın kollarına atıp ağlamaya başlar. Albert ne olduğunu anlamaz. Sonra Candy ona tüm hikayeyi anlatırve Albert da ona istediği kadar ağlamasını ama sonra unutmasını söyler. Yapacak başka şey yoktur. Albert Candy'i dinlenmesi için evde bırakıp, ona yemek yapmak için alışverişe gider ve elinde alışveriş torbalarıyla mağazadan çıktığında ona bir araba çarpar ve kaçar, Albert yere yığılır ve hafızası yerine gelmeye başlar. Bu arada komşulardan biri Candy'nin kapısını çalıp ağabeyine araba çarptığını haber verir. ( apartmanda herkes onları kardeş olarak biliyordu) Candy de ateşli olmasına rağmen, üzerinde geceliğiyle evden fırlayıp Albert'ı götürdükleri hastaneye gider. Burası hastaneden çok küçük bir kliniktir ve sadece bir doktor çalışıyordur. Albert da orada başı sarılı bir şekilde yatıyordur. Neyse Candy biraz doktora bağırıp çağırır ama sonra onun çok iyi bir doktor olduğunu anlar ve Albert'ı da alarak evlerine doğru yürümeye başlarlar. Albert onun gecelikle olduğunu görür ve kazağını çıkarıp ona giydirir, kol kola girip yola devam ederler... Ancak hikayemiz daha bitmedi! Terry tekrar ortaya çıkacak, Stear'le ilgili malesef üzücü bir haberim olacak..

Şimdi herkesin merakla beklediği kısma geliyoruz... Yani hikayenin sonuna! Candy, Albert'la beraber yaşarken, bir gece Neal'e serseriler saldırmış ve Candy onu kurtarmıştır. O günden sonra Neal sürekli Candy'nin peşinden koşmuş ve ona aşık olmuştur. İşte bu aşkına karşılık bulamayan Neal, Candy'nin işinden olmasına sebep olur ve Candy bir iş arayışına girer. Sonunda Albert'a araba çarpınca gittikleri "Happy Clinic"te Dr Martin'le çalışmaya başlar. Bu süre zarfında Stear Avrupa'da savaş pilotudur ve uçağı düşürülür... böylece Stear'e veda ederiz...Bir gece adamın biri gelip Candy'ye onu Terry'nin görmek istediğini söyler, Candy de heyecan içinde Terry ile buluşmaya gider ancak... götürüldüğü evde onu Terry değil, Neal beklemektedir! Neal, Candy'ye onu sevdiğini söyler, Candy ise onu sevmediğini söyler. Bunun üzerine Neal sinirlenir ve Candy'yi odaya kilitler. Candy ise balkondan suya atlayarak kaçar. Sudan çıkmış, üşüyerek yürümektedir ki bir araba gelir. Arabadan Albert iner ve Candy koşarak ona sarılır. Albert ona yeni bir elbise almıştır, Candy elbiseyi giyer ve beraber eve dönerler.Aynı bölümde,( 112. bölüm) Albert bir bardaki masada oturmaktadır. Barda ise Terry tamamen sarhoş bir şekilde barmenle tartışmaktadır. Terry, Susanna'yı ve tiyatro kariyerini terketmiş Candy'yi bulmaya Chicago'ya gelmiştir. Ancak kendisini alkole vermiş ve hayattan bezmiş şekilde barlarda içki içmektedir. Albert yanına gider ve onunla konuşmaya çalışır ancak Terry kendisinin Terry olmadığını iddia eder. Albert'a vurmaya kalkar ama alkolün etkisiyle doğru dürüst bir yumruk atamaz. Albert da Terry kendisine gelsin diye ona vurur ve başından aşağı bir kova su döker. Sonra Albert'la Terry oturup açık havada konuşurlar. Terry kendisini çok kötü hissetmektedir. Albert onu Candy'nin çalıştığı hastaneyi uzaktan görebildiği bir yere götürür ve "bak Candy yeni bir hayat kurdu ve asla yılmadı, sen de öyle olmalısın" türü zırvalar söyler. Terry kendi haline bakar ve bu şekilde Candy ile karşılaşmak istemediğini anlar. O, Candy'ye bir söz vermiş ( mutlu olmak ve Susanna'yı mutlu etmek) ve bu sözünü tutmamıştır. Oysa Candy her zamanki gibi güçlü olmuş ve hayatına devam etmiştir. Terry arkasını döner ve gider... malesef bu, Terry'yi çizgifilmde son görüşümüz olur... Zaten 3 bölüm kalmıştır çizgifilmin bitmesine! Bu sahneleri izleyen birinin yaşadığı hayal kırıklığını düşünebiliyor musunuz? Sonunda Terry gelmiş ancak Candy ile konuşmadan geri dönmüştür!!! Burada bir parantez açmak ve bu olayın orijinal versiyonu olan "manga" hikayesini aktarmak istiyorum. Candy ile Albert beraber yaşarlarken, Albert evi terkeder, çünkü insanlar onunla Candy'nin kardeş olmadıkları, Albert'ın aslında bir suçlu olduğu hakkında konuşmaya başlamışlardır. Candy çok üzülür, her yerde onu arar ama bulamaz, sonra Rockstown adlı bir yerden Candy'e bir hediye gelir. Gönderen Albert'tır. Candy bunun üzerine Albert'ı bulmak için oraya gider fakat orada Albert'ı bulamaz, onun yerine eski bir çadır tiyatrosu bulur ve içeride Terry'nin rol aldığını öğrenir. Terry sarhoş bir şekilde rolünü oynamaya çalışırken, izleyiciler de onu yuhlamaktadır. Candy buna çok sinirlenir ve izlieyicileri susturur. Bu arada Terry onu görür ve bir anda kendini toparlar. Daha iyi oynamaya başlar rolünü, seyircilerin hepsi şaşkın ve hayran bir şekilde Terry'i izlemektedir. Gösteri bitince Terry hemen orada bulunanlara Candy'yi tarif ederek, seyirciler arasında öyle biri olup olmadığını sorar. Fakat kimse onu görmemiştir, Candy çoktan gitmiştir. Terry, düşünür ve bir karar alır, New York'a geri dönecek ve Susanna'ya karşı görevini yerine getirecektir. Candy ise onu sahnede toparlanmış görünce artık herşeyin onun için iyi olacağına inanarak Chicago'ya geri döner! Görüldüğü gibi manga versiyonunda Albert, Candy'nin Terry ile karşılaşması için bir plan yapmış ancak Terry ve Candy bu karşılaşmadan hayatlarını toparlayıp, birbirlerini unutmak kararı almışlardır! Bu da gayet sinir bozucu bir durumdur... Anime hikayesine kaldığımız yerden devam edelim... Animede de Albert evi terkeder. Candy mutsuzdur, bu arada bir şekilde oyuna getirilen Candy kendisini Neal ile evlenmek zorunda bulur. Neal'le Candy'nin evliliği hem Elroy Hala'nın istediği hem de Eliza ve annesi Sarah tarafından desteklenen bir olaydır. Bunun nedeni de tabi ki Candy'nin William Amca tarfından evlat edinilmiş olması dolayısıyla aslında onlardan daha zengin olmasıdır. Herhalde William Amca'yı hatırlıyorsunuzdur, hiçbir zaman yüzünü göremediğimiz bu adam Candy çocukken ( henüz Anthony hayattayken) Meksika yolundan onu kaçırtmış ve evlat edinmiştir. Candy'yi kollayan ve hayatını değiştiren bu adamı ve de Candy'nin çocukken aşık olduğu "tepedeki prens"i son bölüme kadar göremeyiz. Bu kişilerin kimliği bizim için son bölüme kadar muamma olarak kalacaktır. Elroy Hala, Candy'ye, William amca'nın da onun Neal ile evlenmesini istediğini söyler. Candy çok üzgündür, William Amca'yı onun için yaptığı onca şeyden sonra hayal kırıklığına uğratmak istememektedir. William Amca'nın sağ kolu olan George'dan onu William amcaya götürmesini ister ve George bu kez bu isteği reddetmez. Candy William Amca'nın evine gider, orada bir odada arkası dönük olarak oturan bu adam, sandalyesini yavaşça döndürü ve önca karanlıkta kalan yüzü aydınlanır ve Candy şaşkınlık içinde karşısında kimi bulur dersiniz? Albert'ı!!! meğerse bu bizim Albert'ın anne babası ölünce, kendisi daha genç yaşta Andrew ailesinin başına geçmiş ancak hayvanları ve doğayı seven bu genç adam bu görevden kaçıp, dünyayı dolaşmaya çıkmıştır. Bu arada ise tüm yetkileri vekil olarak halasına devretmiştir. Hafızası geri gelince Albert kim olduğunu hatırlamış ve bu şekilde daha fazla Candy ile yaşamasının doğru olmayacağını düşünmüştür. ( burada, özellikle Manga'da çok açık olan bir şeyi de belirtmek istiyorum, aslında Albert Candy'ye aşık olmuş ancak hafızası yerine gelince kendisinin onu evlatlık edindiğini hatırlamıştır. Yani bir yerde Candy'nin babası konumundadır!) Albert'ın tam adı William Albert Andrew'dur ve Candy'den yaklaşık 10 yaş büyüktür. Sonuçta herşey açığa kavuşur ve Candy'ye Pony Evin'de ( Candy'nin yetişmiş olduğu çocuk yurdunda yani) bir ziyafet düzenlenir. Candy mutlulukla Pony Tepe'sine koşar ve orada kayıp giden yılları, artık bir daha görmeyeceği kişileri düşünür. Anthony- Stear ve Terry... Sonra yanına Annie gelir, elindeki gazetede Terry'nin tekrar New York'a döndüğü ve başarılı bir yıldız olduğu yazmaktadır. Candy gittikçe yaklaşan gayda sesini duyunca şaşkın ve merak içinde sesin geldiği yöne bakar. Karşısında İskoç kıyafetleriyle Albert durmaktadır. Evet arkadaşlar, Candy'nin ilk aşkı, hep aradığı kişi, madalyonunu yıllarca sakladığı PRENSi Albert'tan başkası değildir. Yani Candy 6 yaşındayken Pony Tepesi'nde karşılaşıp aşık olduğu Anthony'ye çok benzeyen çocuk aslında Albert'tır. Albert ve Anthony arasındaki benzerliğin sebebi de tabi ki Albert'ın aslında Anthony'nin annesinin kardeşi, yani dayısı olmasıdır. Beraberce neşe içinde sofraya doğru yürürler ve çizgifilm biter...Tekrar mangaya dönecek olursak, mangada Albert'ın aslında William Amca olduğunu öğrenen Candy şaşkın bir şekilde yere yığılır, olaylara inanamaz. Candy'nin mangadaki tepkisi daha gerçekçidir. Albert da onu elinden tutar kaldırır, her zaman Albert olarak kalmak istediğini söyler. Sonra beraber çok güzel bir gün geçrirler, Candy'nin Neal ile nişanının açıklanacağı gün, nişana gelen Albert, bunun mümkün olmadığını, "evlatlık" kızının bu evliliğine karşı olduğunu açıklar. Albert bu arada tabi ki kimliğini de açıklamıştır, herkes şaşkınlıkla, yaşlı olmasını bekledikleri William Amca'nın genç ve yakışıklı birisi olmasına bakakalırlar. Neal, Sarah ve Eliza rezil olurlar. Candy ve Albert bir ağacın tepesine çıkıp romantik romantik konuşurlar, gülüşürler. Candy sonrasında Pony evi'ne gitmeye karar verir. Orada Archie, Annie ve Patty ile karşılaşır, çok sevinir. Sonra Pony tepesine gider koşarak, orada duygulanır ve ağlar, biraz sonra ağaçların arasından Albert belirir. Tepedeki Prensin o karşılaşmalarında söylediği repliği tekrar eder. " Gülümsediğinde ağladığından daha güzel oluyorsun" Candy bir anda geçmişe gider, "bu mavi gözler, bu tatlı ses bu sarı saçlar... Albert! Önce William Amca şimdi de Prensim! Albert!" der. Albertsa Candy seni asla unutmamalıyım türü birşeyler söyler... ve Candy Albert'ın açık kollarına doğru koşar... Şimdi tüm hikayeyi biliyorsunuz. Ben bunun haricinde, sizlere manga bölümünde vakit buldukça orjinal hikayeyi çevirmeye devam edeceğim. Oradan mangayı okumanızı kesinlike tavsiye ederim çünkü mangada, animedeki saçma sapan bölümler olmadığı gibi, tüm duygular daha iyi işlenmiştir. Ayrıca karakterler daha iyi çizilmiştir. Ben ve pekçok Candy hayranı mangayı animeye tercih etmektedir. Her ne kadar ilk önce animeyi izlemiş olsam da mangayı okuduktan sonra hikayenin duygusal boyutunu daha iyi görme imkanı bulduğumu söylemek isterim. Anime'den de bazı parçaları sizlerle paylaşacağım. Bazı önemli bölümlerden bir kaç parça göstereceğim sizlere, "ayrılık" sahnesi, "final" sahnesi vs gibi.

31 yorum:

  1. Candy candy....
    La la lala la lala gibi bişeyle başlayan lalala degildi tamam orda ingilizce bişeyler söylenip müzük devam ediyordu, beni bambaşka alemlere sürükleyen o çizgi film...
    Tüm yazıyı okudum ama maalesef hiçbir kişiyi hatırlamıyorum Candy dışında...
    İlginç...
    Ama Neal'e üzüldüm...

    YanıtlaSil
  2. arkadaşım beni çooookk uzaklara götürdün yav,yukardaki kişilerin hepsini ben hatırlıyorum çok sevdiğim bi çizgi filmdi,zaten de bizim zamanın çizgi film leri gibisi yok yaaa.sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Ayşe'cim canım ne güzeldi geçmişe gitmek..
    Candyyy caanndyyyy..Yarım yamalak şarkısını söylerdim öyleki dilini bilmediğim halde ezberlemiştim..
    Ne güzeldi o günler birde Marco vardı annesini arardı habire..Daha başkada vardı hergüne bir çizgi film adlarını hatırlayamadım şimdi.
    Ama sen bendemi gördün şeker kız resmini deryayla arkadaş koymuştu sayfasına..Lakabı şeker kız'mış..Unutmadan cevap yazdım canım mailine..
    Yanındayım her zaman..

    YanıtlaSil
  4. ayyy akasya kokusu ablacım evet ya yanlış yazmış derya ablada gördüm ben onuuu hemen düzeltiyorummmm :)

    evet çok guzel çizgifilmler vardı marco yu hatırlayamadım nedense ?
    her gun vardı birde trt de ben ortasona giderken bir çzigifilm vardı kızın adının oknusu "en" di eeen eeen diyede muzıgı vardı o çizgifil mi çok arıyorum çok hoştu hiç kaçırmazdım (düşünün yani orta sondayken bile izlerdim )
    teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  5. birsey soracaktımben gercekten candy hastasıyım ama mangayı nerden bulurum bilmiyorum yada tum ser,y, adam akıllı izleyebilecegimiz dvd vcd satan biryerler yok mu ben bulamadımda...

    YanıtlaSil
  6. hem sonunu merak etmiştim.ama izlemekte isterdim.teşekkürler araştırıp paylaştığınız için..

    YanıtlaSil
  7. teşekkürler paylaştığınız için nefes almadan okudum:)

    ama ben ne resimleri nede videoları bulamadım. videolarım bölümünde yazmışsınız ama göremedim. ben bulamadım sanırım yine de çok teşekkürler.izlemek isterdim çok
    iyi günler dilerim
    ülkü

    YanıtlaSil
  8. sevgili ülkü candynin sonu sitesinden alıntı yaptığımı yazının başında belirtmiştim videolarda orada yani iyi seyirler :)

    YanıtlaSil
  9. :))) Teşekkürler şaşkınım ben bir heyecanla okuyunca dikkat etmemişim

    YanıtlaSil
  10. off ya anthoney ben çok seviyom candy kimi seviyo

    YanıtlaSil
  11. ya şimdi anlaşılan o ki candy albert ile mi birlikte olur :S bu kadar terry macerasıdnan sonraaa =((( yani anthony den sonra terry zor kalbul etmiştik e şimdi yine anthony e yani dayısını mı kabullenicez =S

    YanıtlaSil
  12. ya ben o dediğiniz bölümleri nasıl ve nerden izleyebileceğimiz hakkında bilgi alabilrsem çok memnun olucam. teşekkürler =)

    YanıtlaSil
  13. Canım aRkadasım biR nefeste okudum yazdıkLaRını beni neReLeRe götüRdügünü tahmin biLe edemezsin,Bu emegin bu payLaşımının benim için önemini asLa biLemezsin Sana ömür boyu mutLuLukLaR, sagLıkLı bir ömür diLeRim , TesekkuR edeRim çoook tesekkuR edeRim...

    YanıtlaSil
  14. bütün çizgi film sahnelerini hatırlıyorum sonunu hep merak ederdim ama içimden terryle olmasını isterdim ama öyle olmamış çok üzüldüm. terrye aşıktım o saçları çok güzeldi ya niye hiç bi kanal onuna kadar vermedi bu çizgi filmi bilmiyorum ama sizede teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  15. Merhaba.
    Bende bir solukta izledim 108 kadar desem daha dogru olur diger bölümleri farklı dillerden di ama sonunu görmüştüm sayenizde daha iyi ögrenmiş oldum hatta kitapbıyla filimi arasındaki farklılıklarıda...
    Evet cok sacma bölümler vardı ne oldugunuanlayamadıgım ama şunu söyliim hernekadar ilk aşkı alber olsada sanırım biz onu tery yakıştırdık encok atışmalını sevdi özellikle çilli tarzan deiişini Şunuda söyliim ben encok stear ve archie sevdim neyse cok ama çok teşekküler çok mutlu oldum

    YanıtlaSil
  16. slm yazıyı yalan kişiye tşk ediyorum bende yıllardır merak ediodum ama araştırıp okuyamıodum hiç. ben 21 yaşındayım ama qene olsa qene izlerim eskiden cizqi flimler daha qüzeldi yaşlı qibi konuşucam ama heyyy qidi qünler heyyy =)=)=)

    YanıtlaSil
  17. benım fınalım 116.bölum:D

    dame dame dame!!! dedım ben sonunu ızleyınce:) cocuklugumda buyuttugum 20 yasına gelınce sonunu ızleyebıldıgım hayatımın cızgı fılmının boyle bıtmesı benı cok uzdu keske cocuklugumdakı gıbı kalsaydı aklımda...dedım çok kızdım yazan cızen kımse terrıus g.granchester (kulaga cok hos gelıyor:)ıle olmaydı candymız..son bolume kadar kavusmalarını bekledım albert amca fln umrumda değil... ben 116.bölümü yaptım fınal sahnesı benım fınal sahnem susanna terry nın mutsuzluguna dayanamaz ve onu azad eder,bu ard son bolumde olanalrın hepsı olur ek olarak albert amca da ponny tepesınde candy e suprız olarak terry ı getırır candy terry ıle kavusurlar ona cok nadır söyledıgı "cıllı meleğim" der deın derın bakarlar bırbırlerıne tam terry onu yanagından öpecekken kurın araya gırer ıkısıde onu öper herkez kahkaya bogulur ve bıter... bu ard ılasa,neıl ve analarının baasına bı felaket fln gelir..böylesı daha güzel:) evet 20 yasında kazık kadar ınsanın ugrastıgı seye bakın ama bayılıyorum anımelere napym:)bundan oncede ay savascısını bıtırdım onunda sonunu beyenmemıstım ama sonunda mamoruyla kavusmuslardı en azından:) tum candy sevenlere slmlar;) bu ard yzıyı yazan kısının emegıne saglık;)

    YanıtlaSil
  18. Genç kızlığımın hafta sonunu Şeker kızın yarım saatlik cuma günü gösterimini bekleyerek geçtiğini söyleyebilirim.O çilli şirin yaramaz erkek Fatma'nın komik yüz ifadeleri ,yetim büyümesine rağmen kocaman içine dünyaları sığdırabilen temiz yüreği beni ziyadesiyle etkiler ve onu ilham perim olarak kendime örnek almaya çalışırdım.Diğer arkadaşların da dediği gibi onu hep Terry'ye yakıştırırdım ama koruyucu meleği Albert'in devreye girmesi beni çok üzmedi.Çok şaşırttı belki lakin hayvansever ,insansever sadece para , ve, hırsın hakim olduğu bir dünyada manevi değerlere sıkı sıkıya bağlı biri verici Candy'me iyi bir eş oldu bence.Keşke Heidi ,Candy gibi çizgi filmler Küçük ev gibi diziler hep gösterilse ve bizler de bizden sonrakilere yapıcı, olumlu duygu dolu merhametli ve adil birdünya bırakabilsek!

    YanıtlaSil
  19. arkadaslar candy 115 bolum degilmi ama internette buldugum kadariyla devamida olacakmis cunku hikayenin sonu istendigi gibi bitmedi terry ve candy kavusamadi acaba ne zaman yayinlanacak tam tarih lutfen bilen varsa soylesin

    YanıtlaSil
  20. ben youtubta candy nin klibini izledim 115.final degil daha fazlasi var mesela candy ve tery evleniyor cadynin saci basi bayagi degismis romantik sahneler var ayrica candy hamile bir halde sonra tery bebek seviyor bunlar resim halinde parca parca klip yapmislar acaba devamini nasil buluruz nerden kim yardimci olur

    YanıtlaSil
  21. yaaaa mangasını bulamadım ben onu istiyorum ayrıca terry yaaa onu çok seviyorum devamı varmı merak içindeyim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mangasını buradan okuyabilirsiniz: http://sekerkizcandyweb.tr.gg/MANGA--k1-%C7%26%23304%3BZG%26%23304%3B-ROMAN-k2-.htm

      Sil
  22. bende mangayı arıyorum yana döneee bulamadımm :(

    YanıtlaSil
  23. mrb öncelikle bende youtoupta aynı klipleri izledim ama onların ilerki bölümler den kesitler plduğunu düşünmüyorum daha ziyade ispanyolların kendi filmlerinden esinlenerek hazırladıkları kısa kesitlerden ibaret bunu da zaten izlerken farkedebilirsiniz çünkü o kesitlerde asıl candy(anime) çizimleri yerine başka birinin kendi hayalgücünü yansıtan çizimler yer alıyor ayrıca o kesitleri izledikten sonra gerçekten büyük hayal kırıklığına uğradığımı da belirtmeden geçemicem çünkü hayallerimizdeki candy karakteriyle uzaktan yakından bir ilgisi olmayan ve candy nin hayallerimizdeki tüm o masumiyetini alıp götüren çizimlerdi.ordaki mutlu son yapılan candy yerine 115.(anime) final bölümünü 1000 kere tercih ederim.

    YanıtlaSil
  24. Daha dün bahsettik şeker kızdan:) Zavallı biz çizgi filmi izledik, arabesk film mi belli değil:)) sende çok güzel özetlemişsin:))))

    YanıtlaSil
  25. adsiz bende candynin devamini cok merak ediyorum ne olur devaminida yayinlayin böyle bitmesin

    YanıtlaSil
  26. http://www.sekerkizcandyweb.tr.gg/T-Ue-RK%C7E-ALTYAZILI-%26%23304%3BZLE.htm bu sitede türkçe dublajlı bölümleri var. candynin tery ile evlendiği bölümleri orjinal değilmiş bu arada. italyanlar sonunu kendilerine göre değiştirmişler, ilgilenen arkadaşlara duyrulur:)

    YanıtlaSil
  27. çok teşekür ederim kendi adıma elinize sağlık:))

    YanıtlaSil
  28. ben tüm şarkıyı ezlerledim şöyle: subakasu,nante kinishinai wa hanapecca erap erap e okini iri otenba itazüra daisuki kokekko sukippu daisuki wataşi wa wataşi wa wataşi wa candy hitoriboççi de iri to choppiri samishi
    sonna toki ko iu no kagami o mitsumette waratte waratte waratte candyyy okibeso nante seyanora ne andy candyyy
    BAŞLANGIÇ SÖZLERİ BUNLARDIR

    YanıtlaSil
  29. harikkkaaaasınnn bunca hep o tepedeki İskoç prensin kim olduğunu hatırlamakla uğraştımm çook teşekkürler

    YanıtlaSil
  30. ama ben çok az hatırlıyorum ve takip edemedim devamına bu çizgi filmin ... bu manga ve anime olayı ne senin bu hikayelerine nasıl ulaşıcaz vs vs ?

    YanıtlaSil

Yorumunuz Kaydedildi Gözden Geçirildikten Sonra Yayınlanacak Teşekkürler :)